18 Ekim 2009 Pazar



"Men câe bilhaseneti feminallah, ve men câe bisseyyieti feminnefsik"

Bunu tersinden de okuyabiliriz.

Neyi ki Allah'tan bilirsin, o hasene olur hakkında.
Neyi ki kendinden bilirsin, o seyyie olur hakkında.


Bütün düğüm aslında kişinin nazarında.
Nazarında şer olan, seyyie olan ancak şer ve seyyie oluyor, bu da sadece ve sadece onun nefsinden kaynaklanıyor.

Nazarında hayr olan, hasene olan ise hakikat-i halde de zaten hayr ve hasene olduğu için aslında olanı görmüş oluyor ve bu da ancak ve ancak Alemler Rabbi'nden kaynaklanıyor.

13 Ekim 2009 Salı

Ananas Ayeti



Bütün insanlar ve cinler bir araya gelseler de Kur'anın mislini yapmaya çalışsalar, değil Kur'anın, bir ayetin dahi mislini getiremeyeceklerini söylüyor Alemler Rabbi, Kitabında.

Nasıl kitabi bir ayetin dahi benzerini getiremeyeceklerse inkarcılar, kevni ayetlerin dahi benzerini asla getiremeyecekler.

İşte ananas ayeti!

Diyelim ananas meyvesi yaratılmamış olsaydı, dünyanın bütün mahir ressamları bir araya toplansaydı ve bütün maharetlerini, "creativity"lerini dökselerdi tablolarına, acaba mislini, bir benzerini çizebilirler miydi ananasın?

Tadını, besleyiciliğini, muhtevasını bir yana koyduk, sadece tahayyüllerde oluşacak olan imajını dahi yapamazlardı.

Ananas'ın Rabbine sonsuz hamdler olsun...


Bakara Suresi

23-24.

وَإِن كُنتُمْ فِي رَيْبٍ مِّمَّا نَزَّلْنَا عَلَى عَبْدِنَا فَأْتُواْ بِسُورَةٍ مِّن مِّثْلِهِ وَادْعُواْ شُهَدَاءكُم مِّن دُونِ اللّهِ إِنْ كُنْتُمْ صَادِقِينَ

فَإِن لَّمْ تَفْعَلُواْ وَلَن تَفْعَلُواْ فَاتَّقُواْ النَّارَ الَّتِي وَقُودُهَا النَّاسُ وَالْحِجَارَةُ أُعِدَّتْ لِلْكَافِرِينَ

23.Eğer kulumuza (Muhammed’e) indirdiğimiz (Kur’an) hakkında şüphede iseniz, haydin onun benzeri bir sûre getirin ve eğer doğru söyleyenler iseniz, Allah’tan başka şahitlerinizi çağırın (ve bunu ispat edin).

24.Eğer, yapamazsanız -ki hiçbir zaman yapamayacaksınız- o halde yakıtı insanlarla taşlar olan ateşten sakının. O ateş kafirler için hazırlanmıştır.

İsra Suresi

88.

قُل لَّئِنِ اجْتَمَعَتِ الإِنسُ وَالْجِنُّ عَلَى أَن يَأْتُواْ بِمِثْلِ هَـذَا الْقُرْآنِ لاَ يَأْتُونَ بِمِثْلِهِ وَلَوْ كَانَ بَعْضُهُمْلِبَعْضٍ ظَهِيرًا

De ki: “Andolsun, insanlar ve cinler bu Kur’an’ın bir benzerini getirmek üzere toplansalar ve birbirlerine de destek olsalar, yine onun benzerini getiremezler.”

Kafka'ya Nazire: Aforizmalar


Sürekli "Bence" demesi kibrinden değil, tevazuundan.
Çünkü söylediğinin indî bir mülahaza olduğunu,
hakikat-i mahz olamayacağını düşünüyor.
Bu böyledir, demiyor; bence diye kayıt düşüyor.

Mevhûm kerîm ve El-Kerîm



يَا أَيُّهَا الْإِنسَانُ مَا غَرَّكَ بِرَبِّكَ الْكَرِيمِ

"Ya eyyuhe'l-insanu ma ğarrake bi Rabbike'l-Kerîm"

İnsan Kerîm Rabbini unuttu.
Çünkü kendini kerîm sandı, El-Kerîm'i unuttu.

Bunu şöyle de okuyabiliriz;

"Ya eyyuhe'l-insanu ma ğarrake bi Rabbike'l-Ğaniyy" ya da
"Ya eyyuhe'l-insanu ma ğarrake bi Rabbike'r-Rezzâq" veya
"Ya eyyuhe'l-insanu ma ğarrake bi Rabbike'r-Rahim" ilâahir...

İnsan ne zamanki enesinde Kerem, Rahmet, Rızık vericilik, Ğına vehmetti;
işte o zaman Kerîm, Rahîm, Rezzâk, Ğaniyy Rabbini unuttu.